11 Aralık 2014 Perşembe

Never Forget Srebrenica...

Ülkede, heryerde bir hüzün,bir acı. Anlatılanları ise aklın almıyor;Hadi canım diyorsun, insanlığından utanıyorsun. Bizleri o kadar seviyorlar ki, nerede kaldınız diye soruyorlar. Savaşın izlerini ülkenin heryerinde görüyorsun.O izleri silmek için ne maddi olarak güçleri var ne de manevi.Zaten o izleri silmek istemiyorlar ki, yeni gelen nesil atalarının neler yaşadığını görsün ve yaşanılanları unutmasın diye. Ülkemizden giden gönüllü savaşçılar ve canım ülkemin emektar annelerinin yaptığı destekler, halkın dilinde.Belki bu sefer Kurtulus Savası'ndaki gibi mermi taşımadılar ama öyle şeyler anlatıldı ki bizim kadınlarımız hakkında, ellerinde avuçlarında ne varsa,Bosna'ya kardeşlerimize göndermişler. Muhakkak gidin oralara ne kadar temiz ve düzenli olduklarını, yeşilin ve su kaynaklarının ne kadar çok olup havasının ve suyunun ne kadar temiz olduğunu görün. Enfes lezzetlerinden tadın,bizim kahvemiz kadar olmasa da,kahvesinin tadına bakın,Mostar'a gidin. Osmanlı'nın izlerini nasıl silmek istediklerini o köprüyü nasıl yıkmaya çalıştıklarını izleyin, izleyin ki oradaki katliamın nasıl bir katliam olduğunu beyninize iyice kazıyın. Umut Tüneli'ne gidin ki her gecenin bir aydınlığı olduğunu görün. Mermi kalemlerden alın ki savaşın aslında hiç kimseye yarar vermediğini her yere yazabilin.Sokak aralarında dolaşın ki,Osmanlıyı koklayın,yaşamla ölümün nasıl içiçe olduğuna bakıp,Saraybosna'nın hem ağlayan hem de gülen yüzüne şahitlik edin. En güzeli ki "Vatanınıza hoşgeldiniz" diye karşılanın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme